M.Ö. 1800’li yıllara kadar uzanan HATAY MUTFAĞI; Akatlardan Hititlere, Oğuzlardan Büyük İskender’e, Roma İmparatorluğu’ndan Eyyubilere, Memlüklerden Osmanlılara kadar uzanan geniş bir kültürün izlerini taşımanın yanı sıra; Baharat Yolu, Ortadoğu, Fransız, Türk kültürü, farklı etnik yapılarla harmanlanan hoşgörüsü ve bölge insanının hümanist yapısından etkilenmiştir.
Sırtını duvara yaslamış büyükten küçüğe sıra sıra dizilmiş kalaylı siniler – tepsiler, iç içe sırt sırta koca koca kazanlar, kalaylı leğenler, teşler, mutfakta bereketi simgeleyen örgülü mısır yaprakları, saplarından bağlanmış duvara asılmış buğday demetleri, sıra sıra dizilmiş reçel, salça kavanozları, baharat şişeleri, zeytinyağı, nar ekşisi ile dolu boy boy şişelerin yan yana, alt alta dizildiği raflar, rafları süsleyen el işlemeli örtüler, rafların bir kenarına asılmış tahta kaşıklar, duvarları süsleyen dizi dizi kurutulmuş sebzeler, bir köşede duran ahşap yayık, havan, içi su dolu toprak testiler; anneannemizin – annelerimizin mutfağında kaldı.
Geleneksel lezzetlerin şölene dönüştüğü Hatay’da, HATAY MUTFAĞI ülkemize nam salan yöresel lezzetler arasında önemli bir yere sahiptir. Lezzet zenginliği ile dikkat çeken yörede yiyecek ve içecek kültürü, her geçen gün biraz daha bilim-sanata-ekonomiye dönüşüyor. Hatay Mutfağında gastronomi kültürü, her geçen gün ön plana çıkarak gastronomi turizmine doğru yol alıyor… İşte dünden bugüne Hatay Mutfağından lezzetler. Afiyet olsun.